BilimGenelMakalelerSağlık

Basit Şeker Nedir?

Basit şekerler diğer adıyla  monosakkaritler, karbonhidratların en küçük yapı taşı taşını oluştururlar ve basit şekerler olarak adlandırılırlar. Bu karbonhidrat grubu sindirimle daha küçük yapıya ayrılamazlar, bu nedenle sindirilmeden direkt olarak kana karışırlar. Monosakkaritler kendi aralarında karbon sayılarına göre adlandırılırlar. Buna göre karbonlu olanlar trioz, 4 karbonlu olanlar tetroz, 5 karbonlu olanlar pentoz ve 6 karbonlu olanlar heksoz olarak adlandırılır.

Basit şeker grubu içerisinde en çok bilinen ve besinlerde en yaygın olarak bulunan heksozların; glikoz, galaktoz, ve fruktoz olmak üzere 3 çeşidi bulunur. Üzüm şekeri olarak da adlandırılan glikoz hücrede temel enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır, aynı zamanda kan dolaşımına aktif olarak katılmaktadır. Fruktoz ise meyve şekeri olarak bilinmektedir. Hayvansal olan galaktoz ise sütün yapısına katıldığı için süt şekeri olarak bilinmektedir.

 

Vücudumuza Basit Şekerleri Nasıl Alıyoruz?

Basit şekerler vücuda alınan gıdaların hidrolizi sonucunda oluşmaktadır. Günümüzde ise basit şekerler gıda sanayisinde sık olarak kullanılmaktadır gıdada bulunan basit şekerler pasta, kek, çikolata, bisküvi gibi işlenmiş gıdalarda bulunmaktadır. Bazı basit şekerler kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olmaktadır. Buna örnek olarak çay şekeri verilebilir. Çaya atılan ve masum görülen şeker, kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilmektedir. Fruktoz olarak adlandırılan meyve şekeri ise kan glukozunu rafine şeker gibi hızla yükseltmemektedir. Ancak gıdalarda sıkça kullanılan katkı maddesi niteliği taşıyan yüksek fruktozlu mısır şurubu ise meyvede bulunan fruktozdan farklıdır. Lezzet verici özelliği olan fruktoz şurubu işlenmiş gıdalar içerisinde yer alır. Bu nedenle işlenmiş rafine gıdalar yerine meyve şekerinden faydalanmak önerilmektedir. Bu durumda etiket okumayı öğrenmek oldukça önemlidir.

Basit Şeker Tüketimine Dikkat!

Vücuda alınan basit şekerler sindirime uğramadıkları için tüketildikten sonra dakikalar içerisinde kana karışarak kan glukoz düzeyinin yükselmesine neden olurlar. Kan şekerinde oluşan bu dengesizlikler insülin hormonunun salınımının artmasına ve buna bağlı olarak insülin direncinin oluşmasına sebep olabilmektedir. Buna bağlı olarak basit şeker alımı günlük enerjinin %10’undan fazla olmamalıdır. Fazla miktarda monosakkaritlerin alımı vücutta yağ olarak depolanmaktadır. Vücutta yağ artışına bağlı obezite, kalp hastalıkları gibi istenmeyen komplikasyonlar gelişebilir.

 

Etiketler

Soru Cevap banner

Büşra Başaran

Merhaba ben Büşra Başaran, İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik 4. sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda yan dal olarak Anadolu Üniversitesi Aşçılık 1. sınıf öğrencisiyim. Sağlık, spor, edebiyat ve müzik ilgi alanlarım arasında. Araştırmayı okumayı ve öğrenmeyi her zaman çok sevdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı