BilimGenelMakalelerSağlık

Beslenme ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar

Günlük beslenmemizde veya diyet yaparken kulaktan dolma bilgiler nedeni ile yanlış beslenme davranışlarına yönelebiliyoruz. Bu yanlış beslenme davranışları bazı besinleri diyetten dışlamak, bazı besinleri masum zannedip fazla tüketmek veya bir takım besinleri yan yana tüketmekten kaçınmak gibi davranışlar olabilir. Bu durum da elzem veya elzem olmayan besinlerin yetersiz veya fazla alınmasına neden olarak sağlığımız ile ilgili olumsuz sonuçlar doğurabilir. İşte beslenme ile ilgili doğru bildiğimiz 10 yanlış:

1.Diyet Yaparken Ekmek Tüketmezsem Fazla Kilo Veririm

Diyet yaparken yapılan en büyük hatalardan biri ekmek yemeyince daha hızlı ve sağlıklı kilo verileceği düşüncesi ile ekmeği hayatımızdan çıkarmaktır. Zayıflama sürecinde çoğu diyetisyenin isteği ekmeği hayatınızdan çıkarmanız değil sadece ekmek tercihlerinizi değiştirmenizdir.

Diyet listelerinde tam buğday, kepek ya da çavdar ekmeğine yer veririz. Peki beyaz ekmekten kalorileri daha düşük olduğu için mi? Hayır. Sadece beyaz ekmeğe göre lif içerikleri daha yüksek olduğundan, tokluk hissini uzattığından ve kan şekerini dengelediğinden. İçinizin biraz daha rahatlaması için şöyle söyleyeyim; çeşidi ne olursa olsun bir ince dilim ekmek “70 kalori”. Buradan diyet yaparken bir besinin kalorisinden çok içeriğine dikkat etmemiz gerektiği sonucuna varabiliriz. Önemli olan besinin kalorisinden çok; sağlıklı olması, glisemik indeksinin düşük olması ve içeriğindeki yararlı besin ögelerinin miktarıdır.

Ayrıca beynimizin tek yakıtı glikozdur. Karbonhidratların sindirimi sonucu açığa çıkan glikozdan beynimizin yararlanabilmesi için günlük en az 130 gram karbonhidrat tüketmemiz gerekir. Bu gereksinimi de en çok tahıl ürünlerinden sağlarız. Bu nedenle ekmeği kestiğimizde aslında beynimizin yakıtını kesmiş oluruz. Sağlıklı bir beslenme programında karbonhidrat, protein ve yağ dengeli ve yeterli miktarda olmalıdır. Unutmayalım: Önemli olan hızlı kilo vermek değil, sağlıklı kilo verip kilomuzu koruyabilmektir.

2.Kepekli Ürünlerin Kalorisi Düşüktür

Neredeyse çoğu kepekli ürünün kalorisi normal çeşidine göre düşük değildir. Bir önceki başlık altında bahsettiğim gibi bir ürünün kepekli olması lif yani posa içeriği bakımından zengin olduğunun göstergesidir. Lifli gıdalar, daha uzun süre tokluk sağladığı, sindirimi kolaylaştırdığı ve kan şekerini dengelediği için tercih edilir. Özellikle böbrek yetmezliği hastalıklarında ve kansızlık gibi durumlarda kepekli ürünler tüketilmemelidir.

3.Diyet Yaparken Yağı Kesmek Depo Edilen Yağların Yanmasını Sağlar

Yağlar vücutta birçok işleve sahiptir. Bu işlevler:

  • Hücrelerimizin ana maddesidir.
  • Vücut ısısını korur.
  • İç organların etrafını sararak darbelere karşı korur.
  • Yağda eriyen vitaminlerin emilimini sağlar.
  • Bazı yağlar vücutta sentezlenemeyen ve dışarıdan hazır almak zorunda olduğumuz omega-3 gibi yararlı yağ asitlerini barındırır.

Dolayısıyla diyet yaparken yağı kesersek vücudumuz savunma mekanizması olarak karbonhidratlardan ve proteinlerden yağ sentezleyecektir. Bu yağ doğal olarak kolesterol de içerir. Yeterli miktarda yağ tüketmezsek vücudumuzda yağda eriyen bazı vitaminlerin ve elzem yağ asitlerinin eksikliği gözlenir. Ayrıca yağlar mideyi geç terk ettikleri için uzun süre tokluk sağlar. Vücudumuzun dengesini korumak için hem günlük beslenmemizde hem de diyet yaparken yeterli miktarda sağlıklı yağlara yer vermeliyiz.

4.Sabah Aç Karnına İçilen Ilık Limonlu Su Zayıflatır

Limon, turunçgil familyasından bir meyvedir. Diyet yaparken meyveyi porsiyon kontrolüne dikkat ederek tüketiyorsak limonu da kontrollü tüketmeliyiz. Sabahları içtiğimiz ılık su içerisinde limon olsun veya olmasın sindirim sistemine iyi gelecektir. Eğer su içmekte zorlanıyorsanız suyunuzu tatlandırmak için bardağınıza bir ince dilim limon atabilirsiniz.

5.Akşam Saat 18.00’dan Sonra Hiçbir Şey Yememeliyiz

Nasıl ki hepimiz birbirimizden farklıysak yaşam tarzlarımız, dolayısı ile iş çıkış saatlerimiz de birbirinden farklıdır. Herkes için aynı diyet listesini yazamıyorsak her birimizin öğünleri de aynı saatlerde tüketmesini bekleyemeyiz. Bu mantığa göre o zaman gece vardiyasında çalışan bir kişinin diyetine devam edememesi gerekir. Bu nedenle bu söylenti yanlıştır. Yatmadan 2 saat önce son öğününüzü tüketebilirsiniz. Böylece hem uyuyacağınız zaman rahatsızlık hissetmez hem de açlık duygusu ile uyanmamış olursunuz.

6.Süt Grubu Sadece Protein İçerir, Tahıl Grubu ise Karbonhidrat

Süt ve süt ürünleri satın alırken etiket bilgilerini incelediğimizde içinde karbonhidrat olduğunu görürüz. Hatta karbonhidrat miktarı protein miktarından fazladır. Karbonhidrat deyince hemen korkmayın. Bu karbonhidrat sütün doğal yapısında bulunan kaliteli karbonhidrattır. Her zaman söylerim; karbonhidrattan değil basit karbonhidrattan kaçınalım. Paketli ekmek, pirinç, makarna gibi tahıl grubu besinlerin etiketlerini incelediğimizde de protein içerdiğini fark ederiz.

Aslında buradan çıkarılması gereken en önemli sonuç diyetten bir besin ögesini dışlama diyetlerinin temelinin yanlış olduğudur. Diyelim ki, karbonhidratı dışlayıp protein ağırlık bir diyete yöneldiniz; süt, yoğurt gibi kaynakları daha fazla tüketmeye başlarsınız. Çünkü onları sadece protein kaynağı olarak biliyoruz. O zaman bu diyetin mantığına göre süt ve yoğurt karbonhidrat içerdiği için diyetinizden onları da çıkarmanız gerekir. İşte bu tarz diyetler bizlere bazı gerçekleri göz ardı ettirdiği için gerçeği yansıtmaz. O nedenle günlük diyetimizde ve zayıflama diyetlerinde her besin grubunu tüketmeliyiz ki her besin ögesini dengeli bir şekilde alabilelim.

7.Light Ürünler Zayıflama Diyetlerinde Serbestçe Tüketilebilir

Türk Gıda Kodeksi‘ne göre light ürün kalorisi %25 oranında azaltılmış ürün olarak tanımlanmaktadır. Başka bir deyişle light ürün yağı ve şekeri azaltılmış ürün anlamına gelir. Her ne kadar yağ ve şeker oranı azaltılmış olsa da tamamen çıkarılmadığı için ve protein de içerdiği için light ürünlerin de kalorisi mevcuttur. Bu nedenle light ürünleri diyet yaparken istediğimiz kadar tüketemeyiz. Fazla tüketimi kilo bile aldırabilir.

Bazı light ürünlerin yağ ve şeker içeriği azaltılırken protein içeriği arttırılmış olabilir. Tatlandırıcı içerip yağ miktarında herhangi bir değişiklik yapılmamış da olabilir. Bu durumda kalori değeri normal süte göre çok da değişmemiş olacaktır. İşte burada özellikle üzerinde durduğum etiket okumanın önemi bir kez daha devreye giriyor.

Light ürünlerin yağı azaltılmış olduğu için yağda eriyen vitaminlerin emiliminde sorun olabilir. Light ürünler üretilirken sütten yağ tabakası ve kolesterol ayrılır. Böylece sütün kalori, kolesterol ve doymuş yağ içeriği azalırken kalsiyum içeriği artar. Bu nedenle özellikle menopoz dönemine giren kadınların ve kolesterol hastalarının light ürünleri tüketmeleri önerilir.

8.Kolesterol Hastaları Yumurta Tüketemez

Evet yumurta doymuş yağlar içerir, kolesterol içeriği de biraz yüksektir. Fakat, dışarıdan almamız gereken elzem yağ asitleri açısından da zengin bir besindir. Hatta yumurta protein değeri açısından anne sütündeki proteinleri eşdeğer “örnek protein”dir. Yani %100 vücut proteinlerine dönüşür.

Yumurta örnek protein olduğu için kolesterol hastaları haftada 2 kez olmak şartı ile yumurta tüketebilir. Tabii ki bu seçim yağda yumurta olarak değil haşlama yumurta şeklinde olmalıdır.

9.Balık ve Yoğurt Birlikte Tüketilirse Zehirler

Balık tazeliğini yitirdikçe “histamin” proteinin miktarı artar. Aynı protein yoğurtta da bulunur. Hem bayat balık hem de yoğurt ve türevi aynı öğünde tüketilirse histamin miktarı artar. Bu da alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bayat balık yanında yoğurt yenilse de yenilmese de zaten zehirleyebilir. Sonuç olarak balık taze ise yanında yoğurt, ayran gibi besinlerin tüketilmesinde hiçbir sakınca yoktur.

10.Çay, Kahve Su İhtiyacını Karşılar

Çay, kahve ve kola gibi içecekler diüretik (idrar söktürücü) etki gösterir ve vücuttan su atılımını arttırır. Su metabolizmanın yakıtıdır. Su dışında başka hiçbir sıvı vücutta suyun gösterdiği etkinliği gösteremez. Yani diğer sıvılar su katılarak hazırlansa bile suyun yerine geçmez.

Etiketler

Soru Cevap banner

Filiz Çağla Korkmaz

Merhabalar. Ben Diyetisyen Filiz Çağla Korkmaz. 20.06.1994 Ordu doğumluyum. Sağlık alanında çalışmak ve insanlara yardımcı olmak istiyorum dediğimde henüz 6 yaşındaydım. Bu dileğimi gerçekleştirmek için Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü tercih edip alanımdan başarılı bir şekilde mezun oldum. Şu an “Online Diyet ve Beslenme Danışmanlığı” hizmeti vermekteyim. Anne karnında başlayıp hayatımızın sonuna kadar bize eşlik eden “Beslenme” ile ilgili araştırma yapmayı, bilgi toplamayı ve insanlarla paylaşmayı seviyorum. Sizlerle bildiklerimi, yeni öğreneceklerimi, merak ettiklerimizi paylaşmak ve faydalı olmak için buradayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı