Bilim Ve Tekno

Şarbon Hastalığı

Şarbon Hastalığı

Şarbon son haftaların en çok konuşulan konularından birisi neredeyse dövizle aynı seyirde…

Birçok kafadan ses çıkmasıyla yoğun bir bilgi kirliliğine sebep oldu. Asılsız onlarca uyarı niteliğinde bilgi ortada dolaştı. “Et yemeyin, dondurma yemeyin, süt ve süt ürünleri tüketmeyin.” gibi yalan yanlış bilim dışı bir sürü söylenti, sosyal medyada milyonlarca kez dolaştı.

Peki gerçek nedir? Şarbon temas yoluyla geçer mi? Şarbon öldürücü müdür? Şarbonlu etlere karşı ne gibi önlemler almalıyız? Bu makale içeriğinde bu soruların cevaplarını bulmuş olacağız.

Bu soruların en doğru adresi infeksiyon hastalıkları uzmanları olduğunu da belirtmek isterim.

Şarbon, Robert Koch (1876) hastalığın etkenini bulmuş ve Pasteur(1881) ise bu hastalığa karşı ilk bakteriyel aşıyı hazırlamıştır. İnsanlarda ve hayvanlarda bilinen en eski hastalıklardan biri olmasına karşın şarbon hala güncelliğini korumaktadır. Türkiye’de hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bölgelerde bilinen bir hastalıktır. Prof. Dr Önder ErgönülTıpkı brucella gibi şarbon da bir zoonotik enfeksiyon. Hayvan kontrolü, ıslahı ve aşısını yapılması durumunda hayvan hasta olmaz ve insana bulaşamaz” diyor. Şarbon, esas olarak ot yiyen hayvanların hastalığıdır. İnsanlara infekte hayvanlardan bulaşan bir zoonozdur. Bu hastalık ülkemizde özellikle kırsal alanlarda hayvancılık yapanlarda görülmekte.

Dünya tarihinde şarbon hiçbir zaman kolera, veba, çiçek gibi kitlesel insan ölümlerine yol açmamıştır.

Şarbon etkeni olan Bacillus anthracis, bu etkenin özellikleri ise; oksijen varlığında hızla spor oluşturan, kanlı agarda hızlı, hemoliz yapmadan üreyen büyük gram-pozitif çomaktır.  Vasattan yapılan preparatlarda , mikroskop altında bakteriler genellikle zincir şeklinde görülmektedir. Kan, doku veya lezyon sıvısından yapılan preparatlarda ikili veya daha fazla bakteriden oluşan zincirler oluşturmakta ve B.anthracis’in vejetatif şekillerinin uçları köşeli sonlanmakta ve uzun basiller şeklinde görülmektedir. Her zaman bu görünüm bariz olmayabilir.

Şarbon Nasıl Bulaşır?

Türkiye’de ki verilere göre görülen şarbon olguları genellikle tarımsal kökenli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tarımsal şarbonda mikroorganizma, infekte hayvanlarla direkt temas yoluyla bulaşmaktadır. Şarbon bakteri veya sporu insan vücuduna deriden, gastrointestinal (mide-bağırsak) yoldan, solunum yollarından veya damar içine direkt injeksiyonla (damar içi ilaç bağımlılarından) girebildiği gözlenmiştir. İstatistiklere göre, şarbon hastalığının insanlar arasında bulaşma riski yok denecek kadar düşük.

Şarbon açısından riskli gruplar hayvancılıkla uğraşanlar, kasap ve veteriner hekimler olarak özetlenebilir.

Şarbon’un Tedavisi Var Mıdır?

Şarbon tedavisinde etkili antibiyotikler var. Tedavide ilk kullanılacak antibiyotik, ülkemizde izole edilmiş bakterilerinde etkinliği halen çok yüksek olan penisilindir. Gastrointestinal ve akciğer şarbonunun tedavisinde antibiyotiklere ek olarak şarbon immünoglobulini veya şarbon toksinlerine karşı hazırlanmış ticari monoklonal antikor preparatları da önerilmektedir.  olarak kullanılan şarbon suşlarının penilisine azalmış duyarlılık gösterebileceği unutulmamalıdır. Şarbonlu biyoterorizmden bahsedecek olursak; tarihte şarbon sporları kullanılarak gerçekleştirilen onlarca biyoterör vakası var. İçlerinde en bilineni 11 Eylül 2001’de ABD New York’ta İkiz Kuleler’e düzenlenen saldırı sonrasında zarflara şarbon basilleri konarak posta yolu ile kimi kişilere gönderilmesi. 34 postacı şarbondan etkilenmiş ve 5’i yaşamını yitirmiştir.

Laboratuvardan bulaşma nadir olmakla birlikte, Nisan 1979’da, Rusya’da görülen 64 kişinin öldüğü 96 kişiyi kapsayan şarbon salgınının, biyolojik silah etkeni olarak çalışılan bir laboratuvarda kaza sonucu ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

Şarbondan Nasıl Korunur?

Türkiye’de hem insan hem de hayvan şarbonu bildirimi zorunlu hastalıklar arasında. Hastaların bildirmesi toplum sağlığı ve korunma açısından çok önemli.

Şarbon dahil çiftlik hayvanlarından bulaşacak tüm infeksiyon hastalıklarından korunmak için alınabilecek kişisel önlemler, başta et ve süt olmak üzere hayvansal gıdaların çiğ olarak, tüketiminden kaçınılması, etlerin iyi pişirilmesi, etlerin kesildiği yüzeylerde ve malzemelerle çiğ sebze ve meyvelerin temas ettirilmemesi, hasta hayvanların kesilmemesi, hasta ve ölmüş hayvan etlerinin tüketilmemesi, hayvan kesimlerinin bu konunun uzmanları tarafından ve uygun kişisel koruyucu malzemeler kullanarak yapılması sayılabilir.

Şarbonlu olduğundan şüphelenilen hayvanların kesilmesi ve yüzülmesi engellenmeli, imha süreçleri takip edilmeli, infekte hayvanı taşıyan nakil araçları dezenfekte edilmelidir.

Eti İyice Pişirerek Tüketmek Koruyuculuk İçin Yeterli Midir?

Eti iyi pişirmek korumak için yeterlidir. Etler farklı karanlıklarda ve farklı şekillerde hazırlandıkları için belirli bir pişirme süresi ve sıcaklık önerisi yapmak mümkün olmayabilir. Ancak, basit olarak etlerin içinde kırmızı bölüm kalmayacak şekilde pişirilmiş olması uzmanlarca yeterli kabul edilmektedir.

2012 ‘de Deneysel ve Klinik Tıp Dergisi tarafından yayınlanmış makaleden alıntı ile özetlemiş olursak ;

Şarbon ot yiyen hayvanlardan insanlara bulaşan bir zoonozdur. Bu hastalık ülkemizde özellikle kırsal alanlarda hayvancılık yapanlarda görülmektedir. En sık deri şarbonu görülmektedir. Hastalığın tedavisinde yıllardır penisilin kullanılmaktadır. Ancak son  yıllarda penisiline dirençli kökenlerle meydana getirilen biyoterörizm ataklarında siprofloksasin önerilmektedir. Bu derlemede, yeniden önem kazanan şarbona ait klasik
bilgilerin yanında, şarbonun biyoterörizm nedenli özellikleri de güncel literatürler eşliğinde gözden geçirilmiştir.
J. Exp. Clin. Med., 2012; 29:S155-S162

Kaynak ve İleri Okuma:

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/190090

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ