Bilim Ve Tekno

Nikola Tesla’nın Gizemli Hayatı

Nikola Tesla’nın Gizemli Hayatı

Günümüzde dünyanın gelmiş geçmiş en zeki bilim adamlarının oylandığı bir anket yapılsa, Nicola Tesla bu ankette en çok oy alanlar arasında ilk 5’e girebilecek bir bilim adamıdır. Nicola Tesla hayatı boyunca, elektrik teknolojileri ve iletişim teknolojisi alanlarında oldukça önemli başarılara imza atmıştır. Örneğin; kullanmakta olduğumuz cep telefonları, wifi ağları, radyolar, telsizler gibi birçok cihazın kullandığı teknolojinin öncüsü Nicola Tesla’dır. Aynı zamanda evlerimizde kullandığımız elektriğin gelişiminde de önemli rol oynamıştır. 700 civarı icadın patentini almıştır ve şimdiye kadar bu rekora erişen olmamıştır.

Nikola Tesla Kimdir?

Nicola Tesla, 10 Temmuz 1856 yılında  Hırvatistan’ın Smiljan adındaki bir kasabada dünyaya gözlerini açmıştır. Smiljan, bugünkü Sırbistan sınırları içerisinde bulunuyor. Babası papaz annesi ise bir ev hanımıdır. Annesinin ev hanımı olmasına karşın, mutfak eşyaları geliştiren bir mucit olarak da görev yapması, Nikola Tesla’nın çok ilgisini çekiyor. 5 kardeş olan Tesla, bu kardeşler arasından en büyük 2. kardeştir. 12 yaşında iken bir kaza sonucu büyük kardeşi ölüyor. İddialara göre abisi ata binerken, Tesla atı ürkütüyor ve kardeşi attan düşüyor. Tesla da bu durumdan dolayı kendini oldukça suçlu hissediyor.

Nicola Tesla, küçük yaşlarından beri bilim ile ilgilenen ve bilimi oldukça yakından takip eden bir insandır. Özellikle o dönemin gözde teknolojilerinden elektrik ve telgrafa oldukça meraklı bakan biriydi. Ancak Tesla’nın babası, oğlunun kendisi gibi bir papaz olmasını istiyor. Buna rağmen babasını akademik eğitim almak için ikna eden Tesla, annesinin de desteği ile matematiğini ve fiziğini geliştiriyor ve bu sırada da Graz’daki Politeknik okuluna gidiyor. Graz’daki eğitimini tamamlayan Tesla, Prag Üniversitesi’nde eğitimine devam ediyor.

Babasının ölümünün ardından Prag’daki okulunu bırakarak Fransa’ya yerleşiyor. Sonra Paris’te bir telefon şirketinde çalışmaya başlıyor. Bu şekilde Tesla, elektrik teknolojisi ile yakından tanışmış oluyor. Tesla, üretkenliği ile patronu da buna dahil olmak üzere birçok kişinin dikkatini çekmeyi başarıyor. Patronu bunun üzerine 1886 yılında Amerika’ya yolluyor ve Thomas Edison ile buluşturuyor. Ardından Edison’a bir mektup gönderiyor ve mektupta, “Benim bu dünyada tanıdığım iki muhteşem insan var, biri sizsiniz. Diğeri de Nikola Tesla adındaki bu gençtir.” diyor. Böylelikle Tesla, Edison’un yanında çalışmaya başlıyor.

Çok geçmeden Edison ile Tesla tartışmaya başlıyor. Edison çalışmalarda “Doğru Akım” denilen teknolojiyi kullanmak istiyor. Ancak Tesla, yaptığı araştırmalar ve çalışmalar neticesinde, doğru akımın bu iş için yeterli olmadığını söylüyor. Bunun yerine “Alternatif Akım”ı savunuyor. Edison da ona, alternatif akımın bir geleceğinin olmadığını ve böyle boş işler ile uğraşmaması gerektiğini söylüyor. Aradan biraz zaman geçtikten sonra Edison, Tesla’ya bir teklif ile geliyor. Tesla’nın geliştirdiği doğru akım santraline gitmesini ve burada oluşan verimsizlik sorunlarını düzeltmesini istiyor. Eğer Tesla bu görevi başarabilirse ona 50 bin dolar vereceğini söylüyor. (O tarihin 50 bin doları, bu zamanın yaklaşık 2-3 milyon dolarına denk gelmektedir.) Tesla her ne kadar bu işle uğraşmak istemese de, ucundaki para ödülü çok yüksek olduğundan ve bunu icatları için sermaye olarak düşündüğünden Edison’un teklifini kabul ediyor. Birkaç ay geçtikten sonra santralde bulunan bütün verimlilik sorunlarını çözdükten sonra tekrar Edison ile konuşmaya gidiyor. Edison’dan parasını istiyor. Lakin Edison, Tesla ile dalga geçiyor, ona şaka yaptığını söylüyor ve parasını vermiyor. Bunun üzerine Tesla işi bırakıyor.

Parasız bir şekilde ortada kalan Tesla, telefon şirketleri için amelelik işleri yapıyor, direk yerleştirmek için çukurlar kazıyor. Bu şekilde araştırmalarına ve çalışmalarına devam edebilmek için sermaye yapacak parayı biriktirmeye çalışıyor. Bir taraftan da geceleri, alternatif akım üzerine çalışmalarına devam ediyor. Bu durum bir süre böyle devam ettikten sonra, çalıştığı şirketin sahipleri bu durumun farkına varıyor. Bunun üzerine Nikola Tesla’ya finansal destekte bulunuyorlar. Nikola Tesla’yı fark eden Thomas Edison’un bir numaralı rakibi olan George Westinghouse’ın dikkatini çekiyor.

George Westinghouse, alternatif akım konusunda uzman olan çalışanı William Stanley, Jr. istifa edince, Nikola Tesla’nın çalışmalarını inceleyip ondaki potansiyeli fark edip onu desteklemeye karar veriyor. Tesla’nın alternatif akım teknolojileri patentini 1,1 milyon dolara satın alıyor ve satılan her ürün için 2,5 dolar kar veriyor. Tesla ile beraber çalışmalarına devam ediyorlar.

Bir tarafta Edison, diğer tarafta George Westinghouse ve Nikola Tesla, olmak üzere meşhur doğru akım ve alternatif akım savaşı başlamış oluyor. Bu savaş bazı zamanlar o kadar kızışıyor ki, bir keresinde Edison, doğru akımın gücünü göstermek için, bir gösteride yetişkin bir file doğru akım vererek filin ölümüne bile sebep oluyor. Hatta doğru akımın bu denli öldürücü tarafı Edison’un icadı olan ve Amerika’da bazı eyaletlerde halen kullanılmakta olan idam yöntemi elektrikli sandalyeyi icat ediyor.

1894 yılında Niagara Şelalesi’ne bir hidroelektrik santrali kurulması planlanıyor. Bu santralin doğru akım üzerine mi yoksa alternatif akım üzerine mi olacağı tartışması ortaya çıkıyor. En sonunda George Westinghouse ve Nikola Tesla, bu ihaleyi kazanıyor ve santralde alternatif akım kullanılıyor. Edison savaşı kaybetmiş oluyor.

Tesla, artık ihtiyacı olan finansmanı tamamen elde etmiş oluyor. Araştırmalarına devam ediyor. Bir sürü patenti oluyor. Biraz önce de bahsettiğimiz gibi 700 civarında icat geliştiriyor. Dünyada tek başına bu kadar patent almış başka biri yoktur. Bu sebeple bile Nikola Tesla’nın çok iyi bir dahi olduğunu söyleyebiliriz.

Araştırmalarına devam eden Tesla, bir müddet sonra kablosuz iletişim teknolojisine yönelmeye ve bu alanda araştırmalar yapmaya başladı. O zamanlar telgraf kullanılıyordu. Telefon pek yaygın değildi. Uzak mesafeler ile haberleşmek için oldukça uzun kablolar kullanılması gerekiyordu. Tesla, bu durum için, bu kadar kabloya gerek yok bu iş kablo kullanmadan da yapılabileceğini söyledi. İlk başta Tesla’ya kimse inanmasa da, o bunu başardı. Dünyanın ilk kablosuz veri iletişim aracını yaptı ve Avrupa Kıtası ile Amerika Kıtası arasında kablo kullanmadan iletişimi sağlayabildi. Bunu mors alfabesi kullanarak başarabildi. Bu konuda yapmış olduğu çalışmalar radyo, radar gibi birçok teknolojinin de gelişmesinde önemli rol oynadı. Ardından Tesla, dünyada ilk kez uzaktan kumanda teknolojisinin de kullandı ve uzaktan kumandayı icat etmiş oldu. Hatta New York’ta yaptığı bir gösteride, dünyada ilk defa büyük bir havuz içinde oyuncak bir gemiyi kumanda ile yönlendirmeyi başardı. Bu icadı ile birçok teknolojiye de ilham kaynağı olduğunu söyleyebiliriz.

Araştırmalarına hızla devam eden Tesla, harika ve bir o kadar bir fikir ortaya attı ve “Elektriği iletmek için kablolara ihtiyaç yok. Ben, özel bir tasarım yapacağım ve elektriği havadan ileteceğim.” dedi. Buna kimse inanmadı. Ancak Tesla bunu da başarana dek.

Yüksek gerilim ve yüksek frekanslı elektrik iletimi konusundaki araştırmalar, Nikola Tesla’yı Colorado Springs yakınlarındaki bir dağın üzerine Dünya’nın en güçlü radyo vericisini kurup çalıştırmaya teşvik etti. 60 metre yüksekliğindeki direğin etrafına 22,5 metre çapında, hava çekirdekli transformatörü oluşturdu. Bu yapmış olduğu tesisten 40 kilometre uzakta bulunan evlerin lambalarını yakmayı başardı. Böylece Tesla, “Kablosuz Elektrik Enerjisi Transferi”ni bulmuş oldu. Bu devrimsel teknoloji dünyaya ücretsiz elektrik sağlayacağı için, birçok firma Tesla’ya karşı çıktı. Tesla’nın elektriği bedava dağıtması sonucunda birçok firmanın gelirlerini sağladıkları fatura sistemi iptal olacağından günümüzde Tesla’nın bu devrim niteliği taşıyan projesi kullanılmamaktadır.

Araştırmalarını sürdürmekte olan Tesla, yaptığı “Tesla Kulesi” için anlaşma sağlayamadığı için finansman destekçilerini kaybetmeye başlıyor. Son zamanlar oldukça parasal sıkıntı çekiyor. Alacaklıları ulaşamasın diye sık sık otel değiştirmek zorunda kalıyor. Bu zamanda yani 1920’li 1930’lu yıllarda, Amerikan Devleti ile gizli bir anlaşma yapıyor. Amerikan ordusu için teknolojik silahlar geliştirmesi isteniyor. Tabii bu buluşlar dünyadan saklanıyor. Ancak her ne kadar saklansa da bazı söylentiler göre, “Şimşek Makinası” ve “Işınlanma Makinası” adında 2 cihaz üzerinde çalışması oluyor. Ancak bu cihazların yapıldığına dair veya test edildiğine dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Bu iki cihaz sadece söylentidir. Bu şekilde hayatının son yıllarını gizemli bir şekilde geçiren Tesla, 1943 yılında 86 yaşındayken odasındayken bir gece kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yumdu.

Fakat ilginçtir ki, Tesla öldükten sonra bulunduğu otel odasını Amerika Devleti’ne bağlı FBI ajanları, odadaki bütün eşyaları, notları, kitapları gibi Tesla’ya ait ne varsa topladılar ve mühürlediler. Ancak ajanlar neyi aradılar, ne için böyle bir şey yaptılar ya da aradıklarını bulabildiler mi bilmiyoruz. Bu sebeple günümüzde Tesla’nın bir komploya kurban gittiğini de söyleyenler bulunmaktadır.

Tesla’nın şizofren olduğu söyleniyordu. Delilik ile dahilik arasında çok ince bir çizgi vardır, Tesla da bu çizgini sağına ve soluna yalpalayarak ilerleyen birisiydi. Kendisinin duyularının çok hassas olduğunu iddia ediyordu. Örneğin, kimsenin göremediği ışık tonlarını görebildiğini söylüyor, kimsenin duyamadığı sesleri duyabildiğini söylüyordu. Başkaların hissedemediği şeyleri hissedebildiğini iddia ediyordu. Tesla’da asosyal kişilik bozukluğu bulunuyordu. Asosyal bir insan olduğu ve konuşmayı pek sevmediği söyleniyordu. Karşı cinse göre çok ilgisizdi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. türker dedi ki:

    En büyük bilim adamı nikola tesladır.

BİR YORUM YAZ