Bilim Ve Tekno

Karanlık Madde Ve Karanlık Enerji Nedir?

Karanlık Madde Ve Karanlık Enerji Nedir?

Karanlık madde ve karanlık enerji kelimelerini bir çok kez duymuşsunuzdur. Peki onlar hakkında ne biliyorsunuz? Neden Karanlık dediğimizin sebebini ya da onları karanlık yapan şeyi biliyor musunuz? Evrende bilim adamlarımızın bile hala çözemediği bir çok olay var.Kuantum Fiziğibunlardan sadece biri. Karanlık madde ve karanlık enerji dediğimiz maddeleri bu makalede anlamaya çalışacağız. O zaman lafı uzatmadan, bakalım neymiş bu karanlık madde ve karanlık enerji dediğimiz şey.

Karanlık Madde Ve Karanlık Enerji Nedir?

Karanlık madde ve karanlık enerji evrende var olan maddenin %95’ini oluşturmaktadır. “Karanlık” dememizin sebebi renkleri değil, karanlık dememizin sebebi onlar hakkında bir şey bilmiyor olmamızdır. Evrende bulunan galaksilerin 100 milyar ile 300 milyar arasında olduğu tahmin edilmektedir. Buna rağmen bütün bu galaksiler, yıldızlar ve gezegenler evrenin yalnızca %5’ini oluşturmaktadır. Evrenin gelişmesine neden olduğu düşünülen karanlık enerji geriye kalan maddenin %75’ini, karanlık madde ise %20’sini oluşturmaktadır.

Karanlık Enerji Nedir?

Karanlık enerji, evreni sürekli genişlettiği ve galaksileri birbirlerinden uzaklaştırdığı düşünülen enerji dürüdür. Bilinen fizik kurallarına göre, bir hareketli hızı zaman ile azalarak bir müddet sonra durur ya da hiç bir şekilde enerji kaybetmiyorsa aynı hızla hareketine devam eder. Örneğin, dünyamızda bir cismi fırlattığımızda bir zaman sonra cisim durur. Bunun sebebi sürtünme kuvvetinin yapılan işe ters yönde etki etmesidir. Ancak aynı fırlatma işini uzay gibi yer çekimsiz ve sürtünmesiz bir ortam da yaparsak, cisim önüne herhangi bir engel çıkana kadar hareketine devam edecektir. Evren uzay dediğimiz boşlukta, Big Bang’den beri genişlemeye devam etmektedir. Uzayın yer çekimsiz ve boşluktan oluşan bir ortam olduğunu göz önünde bulundurursan, evrenin sürekli olarak genişlemeye devam edeceğini söyleyebiliriz. Hatta genişleme hızının da sürekli artmakta olduğunu söylersek de yanlış demiş olmayız. Bilim adamları bu durumu keşfettiklerinde, sürekli artmakta oluğu için varsaydıkları bu enerjiye “Karanlık Enerji” demişlerdir.

Karanlık enerjiden ilk bahseden bilim adamı Alan Guth’tır. 1980 yılında Alan Guth evrenin büyük patlamadan sonra sürekli genişlediğini, gizemli karanlık  enerjiye bağlamıştır. 1998’de ise Saul Perlmutter ve Brain Schmidt adında iki fizikçi, evrenin sürekli genişlediğini ve bu genişlemenin hızının sürekli artarak devamlılığını sürdürdüğünü söylemiştir. Buna sebep olan enerjinin de karanlık enerji olduğunu iddia etmişlerdir. Günümüzde ne olduğu halen daha tam bilinmeyen karanlık enerji hakkındaki araştırmalar, halen daha sürdürülmektedir.

Karanlık enerji, herhangi bir maddeyi bir kenara bırakın ışıkla bir etkileşime girmeyen bir maddedir. Karanlık enerji ışık ile etkileşime girmediği için de gözle görünemez. Big Bang’den sonra 5 milyar yıl kadar karanlık madde evrene hakimken, 5 milyar yıldan sonra karanlık enerjinin miktarı karanlık maddeyi de geride bırakarak evrene hakim olmuştur. Halen daha büyümekte olan evrenin yanında büyümeye yine devam eden karanlık enerjiyi açıklamak için, fizik, kimya bilimlerini kullanamıyoruz. Bunun sebebi bu bilimlerin evrenin sadece %5’ini oluşturan evrenin üzerinde işe yaramasıdır. Yani karanlık enerji ve karanlık madde işin içine girdiğinde bildiğimiz he şeyi unutmamız ve yeniden öğrenmemiz gerekir. Aslında karanlık enerji kavramını Albert Einstein ortaya atmıştır. Bulmuş olduğu görelilik teorisine göre, evrenin hiç bir zaman sabit kalmayacağını ve genişlemeye sürekli devam edeceğini söylemiştir.

Karanlık Madde Nedir?

Karanlık madde, x-ışınları, radyo dalgaları, gözle görülebilen ışık gibi elektromanyetik dalgalar ile etkileşime girmeye ve varlığında diğer maddeler üzerinde kütle çekim etkisi uygulayan maddelere denir. Evrendeki kütle çekimsel enerjinin incelenmesi sonucunda, gözlemlenen toplam enerjinin yalnızca %4’ünün görülebilir maddelerden oluştuğu anlaşılmıştır. Yine gözlemlenen bu toplam enerjinin %22’sinin karanlık madde olduğu ve geriye kalan %74’lük kısmın ise karanlık enerjiden oluştuğu bilinmektedir.

Karanlık madde kavramı ilk olarak 1932’de Jan Hendrik Oort ve 1933’de İsveçli astrofizikçi Fritz Zwicky tarafından ortaya atılmıştır. Fritz Zwicky’nin gözlemi ve iddiası, 40 yıl boyunca kimse tarafından ciddiye alınmamıştır. Karanlık maddenin var olduğuna dair en büyük kanır Sarmal gök ada eğilimleridir. Sarmal gök ada eğilimleri 1970 yılında Vera Rubin ve arkadaşları ile birlikte ileri sürülmüştür. Fakat Vera Rubin’de Fritz Zwicky ile aynı kaderi paylaşarak, ciddiye alınmamıştır. 2006’nın ağustgos ayında yayınlanan 150 milyon yıl önce gerçekleşen iki gök adasının çarpışması, karanlık maddenin varlığına dair en somut kanıttır. Çarpışma sırasında sıcak gazlar arasında bir etkileşim olmuş ve çarpışmadan sonra merkeze yaklaşmışlardır. Ancak gök adalar ve karanlık madde hiç bir şekilde etkileşime girmeden merkezden uzaklaşmışlardır.

İki türlü karanlık maddenin ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bular, baryonik karanlık madde ve baryonik olmayan karanlık maddedir. Karanlık maddenin evrenin kütlesinin yaklaşık olarak %90’ını oluşturduğu düşünülmektedir. Ancak karanlık maddenin halen daha sırrı çözülememiştir. Karanlık maddenin var olduğu varsayılmakla birlikte ne olduğu bilinmemektedir.

 

NoT: Makalenin her cümlesi Bilim Ve Tekno’ya yani Serdar CİĞER’e aittir. Kaynak gösterilmediği sürece, kopyalanması veya kullanılması yasaktır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
BİR YORUM YAZ