BilimGenelMakaleler

Wolbachia ve Dang Hummasına Etkisi

Google News Abone Ol

Wolbachia Bakterisi

Rickettsia adlı bakteriyi andıran Wolbachia pipientis herhangi bir hastalığa yol açmadığı saptandığından ilk zamanlarda göz ardı edildi. Bakteri adını Marshall Hertig tarafından bakteriyi bulan arkadaşı Simeon Burt Wolbach ve üzerinde tespit ettiği sivrisinek türü olan Culex pipiens’ten almıştır. Gram negatif, coccoid ve bacilliform morfolojik yapılarda görülür. Wolbachia bakterisi sadece konakçının dişi sitoplazması ile taşınır. Çünkü erkek üreme organı olan sperm bakteriyi taşıyamayacak kadar küçüktür.

Birçok bilim insanı Wolbachia suşları üzerinde çalıştıklarını ilerleyen zamanlarda fark etmiştir. Bu çalışmalar arasında;

  • Yaban arılarına antibiyotik verilince ansızın erkek bireyler ortaya çıkması ve her iki cinsiyetin çiftleşme gerçekleştirmesi,
  • Tespih böceklerinde erkek hormonlarının üretimini bozarak erkekleri dişilere dönüştürme,
  • Görkemli mavi ay kelebeğinin erkek embriyolarını öldürdüğünü ve böylece dişi sayısının erkeklerin neredeyse yüz katına çıkarttığını.

Tüm bunları Wolbachia tek başın yapmasa bile hepsini birden kullanabilen tek bakteridir. Bakterinin en büyük stratejisi enfekte ettiği  dişi yumurtaları sayesinde kuşaktan kuşağa aktarılmaktır. Yapılan çalışmalara göre Wolbachia eklembacaklıların (böcekler, örümcekler, akrepler, akarlar ,tespih böcekleri …) yüzde 40’ını enfekte edebildiği söyleniyor.

Her ne kadar kötü bakteri tipi gibi görünse de aslında yarar sağladığı canlılar da vardır. Örneğin; bazı sivrisinekleri virüslere ve diğer patojenlere karşı korur, Asobara tabida yabanarısı ise bu bakterisiz yumurta yapamaz. Asobara tabida dişilerinde aposimbiyotik dişiler, simbiyotik olanlardan daha az ve daha küçük oosit üretirler ve ürettikleri larvalar tam gelişmeden önce ölürler. Bu nedenle sahip oldukları nükleer genotipe bağlı olarak , Asobara tabida dişileri ya hiç oosit üretemedikleri için ya da ürettikleri az sayıdaki oositler yaşayamayan yavrular ürettiği için Wolbachia‘ya bağımlıdır. Tahtakurularına ise besin desteği sağlar,böcekteki kanda eksik olan B vitaminlerini üretir, onsuz gelişen böcekler kavruk kalır ve kısırdır.

Dang Hummasına Meydan Okuyor

Yüksek sıcaklık ve uzun süren yağışların sebebiyle sıtma ve dang humması taşıyan sivrisineklerin artması, su birikintilerinde larva oluşturması hastalığa sebep olduğunu belirtiliyor. Endonezya’nın Yogyakarta kentinde yürütülen deneme,  Aedes aegypti türü sivrisineklerin hücrelerine giren Wolbachia pipientis bakterilerinin hücrelere bulaşmış çeşitli virüslerin çoğalmasını engellediğini gösteriyor. Wolbachia  bakterisini taşımak üzere modifiye edilmiş sivrisineklerin salınımı gerçekleştirildi. Salınım sonrası kentteki dang humması vakalarında düşüşe gidildiği görüldü. Araştırmacılar, bu sonuçların 1990’lardan beri geliştirilmekte olan Wolbachia tekniğinin dünyayı sivrisinek kaynaklı bazı ölümcül hastalıklardan kurtarabileceğinin en güçlü kanıtı olduğunu söylüyor.

Avustralya, Melbourne’deki Monash Üniversitesi’nde mikrobiyolog ve Dünya Sivrisinek Programı (WMP) direktörü Scott O’Neill liderliğindeki bir ekip bu deneyim için öncülük etti. Endonezya’nın yaklaşık 400.000 kişilik Yogyakarta şehri 24 kümeye ayrıldı. Ve bu 24 şehirden 12’si sivrisinek salımı için diğer 12’si ise kontrol görevi olarak seçildi. Yogyakarta’da kliniklerle birlikte çalışan araştırmacılar, akut ateşle gelen binlerce insan arasında doğrulanmış 400 dang vakası belirlediler. Daha sonra sivrisineklerin salındığı bir bölgede olup olmadıklarını belirlemek için, çoğu çocuk olan dang hummasına yakalanan kişilerin önceki iki hafta içinde bulundukları yerleri karşılaştırdılar. Sonuçta dang virüsü testi pozitif çıkma oranının Wolbachia pipientis bakterilerini taşıyan yumurtaların bırakıldığı bölgelerde yaşan insanlarda %2,3, diğer bölgelerde yaşayanlarda ise %9,4 olduğu görülmüş.

Deneyimden elde edilen veriler, Wolbachia  sivrisineklerinin  görüldüğü bölgelerde dang humması vakalarındaki  %77’lik azalma, insanların hastalığa yakalanma olasılığının dört kat daha az olduğu anlamına geldiğini  ve deneyimin oldukça şaşırtıcı bir şekilde başarı elde etmiş olacağı belirtilmiştir.

Ayşe Nur Ülker

Atatürk Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencisiyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı