BilimGenelHaberSağlık

Öğün Düzeni ve İnsan Verimliliği Arasındaki İlişki

Öğünler
Öğünler

Öğün Düzeni İnsanın Verimliliğini Etkiler Mi?

İnsanlar genellikle günlük besinlerini 3 öğünde tüketmeye alışmıştır. Bu düzen besinlerin sindirimi, emilimi, kanla hücrelere taşınıp yararlı hale gelmesi için uygundur. Esasında öğünlerde yenilen yiyeceklerin dengeli olması gerekmektedir ne yazık ki hayat şartlarının  da getirdiği olumsuzluklarla beraber bu gerekliliğe her zaman uymamaktayız.
İnsanlar günün 8 saatini uykuda  geçirir. Uyku sırasında fiziksel aktivite yapamadığımız için enerji harcaması da ona bağlı olarak yavaşlatmaktadır. Ayrıca akşam saatleri de günün yorgunluğunu üzerimizden atmak için geçirdiğimiz saatlerdir. Bu saatleri ise genellikle televizyon karşısında yatar bir pozisyonda geçirmekteyiz. Bunun sonucunda da aynı uykudaki gibi fiziksel aktivitemiz neredeyse sıfıra iner ve bizim enerji harcamamız oldukça düşer. Burada tavsiye edilen ise akşam saatlerinde en az yarım saatlik tempolu yürüyüş ya da evde odadan odaya yapılacak olan yürüyüşlerdir.

Akşam öğünü için en uygun zaman 19.00 civarıdır. Akşam saatlerinde fiziksel aktivitenin yavaşlaması sonucu enerji harcaması da azalacağından  sindirilerek kana geçen besin ögeleri yağa dönüşür. Bunun nedeni ise vücudumuzun harcayamadığı besinleri adipoz dokuda depolanmasıdır. Bu da beraberinde şişmanlık riskini tetiklemekte ve arttırmaktadır.

Günün en önemli öğünü sabah kahvaltısıdır. Vücuda uyku ve uyanma süresi boyunca hiç bir besin girmemiştir. Sindirilerek kana geçen besin ögeleri  düzeyi düşmüş bunun sonucunda da vücut açlık sürecine girmiştir. Eğer vücuda kahvaltı aracılığı ile gereksinimi kadar besin ögesi vermezsek ya da hiç kahvaltı yapmazsak verimliliğimiz azalacaktır. Gidilen iş olsun, evde isek evde geçireceğimiz zaman olsun kaliteli zaman teriminden uzaklaşacaktır. Kaliteli zamandan kastımız ise yaşamımızdaki o anlık olan süreçte ne kadar verimli olduğumuzla ilgili olan kısımdır. Verimlilikte ise en önemli nokta dikkattir. Dikkat beynin düzenli işlemesini gerektirir. Beynin işlevlerini gerçekleştirebilmesi için gerekli olan enerjiyi kandaki kan şekeri denilen glikozdan sağlar. Glikoz seviyesi düşük olduğunda beyin yeteri kadar enerjiye sahip olamaz. Bunun sonucunda ise dikkat dağılır. Dikkatin dağılmasıyla da insanın o anda yaptığı işe kendini tam olarak verememesine ve işini  doğru bir şekilde yapamamasına yol açar.

Örnek verecek olursak işçi beslenmesini düzenleyen meslektaşlarım; isçi verimliliğini arttırmak ve bir işçiden maksimum kapasitede yararlanabilmek  için öğle öğünlerini zengin bir şekilde düzenlemektedirler çünkü sabah gelen işçinin büyük bir çoğunluğunun düzgün bir şekilde kahvaltı yapmadığı araştırmalarda ve gözlemlerde ortaya çıkmıştır. Yeteri enerji alamayan işçinin verimliliğinin azaldığı , dikkatsizlikten kaynaklanan iş kazalarının ise çoğaldığı tespit edilmiştir.

Yapılan bazı çalışmalarda ise kahvaltı yapmadan okula gelen çocukların saat 10.00′ dan sonra dikkatlerini toplayamadıkları saptanmıştır. Aynı şekilde fabrika ve benzeri iş yerlerinde kazaların en çok saat 11.00-12.00 arasında görüldüğü bildirilmiştir. Bu sebeple kahvaltı insanın tüm hayatı boyunca her alanda verimliliği için şart oluşturmuştur.

Her Sabah Yediğimiz Öğün Gerçekten Yeterli ve Dengeli Bir Kahvaltı Mıdır? Ya da Gerçek Bir Kahvaltı Mıdır ?

Kahvaltı yeterli ve dengeli olduğu zaman gerçek bir kahvaltı olmaktadır. Bazı kişiler kahvaltı yaptığını söyler ama siz ona kahvaltıda ne yediniz diye bir soru yönelttiğinizde sadece kahve içtiklerini ya da çay simit tükettiklerini söylerler. Bu bizim tanımladığımız gerçek bir kahvaltı tanımına maalesef ki uymaz.

Dengeli Bir Kahvaltı Yapmayan İnsanları Ne Gibi Durumlar Bekler?

Kahvaltısını dengeli bir şekilde yapmayıp geçiştiren insanların öğleye yakın bir sürede verimliliklerinin düştüğü akıllarının ise “Öğle arası gelse de yemek yesek.” cümlesinde oldukları görülmüştür. Bunun nedeni ise  sabah kahvaltısında gerektiği kadar enerji alamayan insanların öğlen öğününe yüklenmesi ve bunun sonucunda  da normal olarak  karşılaması gerektiği enerjinin fazlasını istemesi ve tüketmesidir. Bu da olması gerektiğinden çok daha fazlasını yiyen insan profilinin oluşacağının göstergesi olmuştur.

Düzenli Aralıklarla Yenen Öğünlerin Kan Şekeri Üzerine Etkisi Nelerdir?

Bedenin düzenli çalışabilmesi için kan şekerinin belirli bir seviyede olması gerekmektedir. Şekerin yüksekliği kadar düşüklüğü de oldukça sakıncalıdır. Düzenli aralıklarla ve yeteri düzeyde enerjiye sahip olan öğünler tüketildiğinde kan şekeri düzeyi dengede kalmaktadır.

Yapılan Araştırmalar Sonucunda Kahvaltının Önemi ve İnsan Üzerine Etkileri Şu Şekilde Sıralanmaktadır:

  1. Kilo kontrolünün daha iyi sağlanması
  2. Kahvaltı öğünü atlayanların daha kolay kilo aldığı ortaya çıkmıştır
  3. Araştırmalara göre düzenli kahvaltı yapan çocukların sınıf içerisindeki başarısının daha fazla olduğu
  4. Sinir sisteminin çalışması için faydalıdır
  5. Zihinsel aktivitelerin daha kolay yapıldığı
  6. Kahvaltının mutlulukla olan ilişkisi
  7. Kahvaltı bedenimiz için gereklilik arz ettiği gibi mutluluğun da bir kaynağıdır. Kahvaltı sayesinde güne pozitif başlarsınız. Enerjiniz ve neşenizle çevrenizdekilere moral verir, daha iyi ilişkiler kurarsınız.

Kaynakça

  • https://sabriulkerfoundation.org/tr/kahvaltinin_onemi
  • https://www.bilgiustam.com/kahvaltinin-onemi-ve-yararlari-nelerdir/
  • https://akademik.yok.gov.tr/AkademikArama/view/searchResultviewListArticle.jsp
  • https://akademik.yok.gov.tr/AkademikArama/view/searchResultviewListProceeding.jsp
  • Ayse Baysal-100 soruya yüz yanıtla saglikli beslenme kitabi

Etiketler

Soru Cevap banner

Beyza Nur Kaya

Çemberlitaş Anadolu Lisesi'nde okuduktan sonra Haliç Üniversitesi'ni burslu olarak kazandım.Şu an ise Haliç Üniversitesi 4. sınıf öğrencisiyim. Mesleğime dair araştırma yapmayı severim.Yeni şeyler öğrenip bu bilgileri geniş kitlelere yaymak hedefimdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı