BilimGenelMakaleler

Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Nedir?

Epidermal Büyüme Faktörü (EGF) Nedir?

Epidermal büyüme faktörü (EGF), hücrelerin bölünmesini, hücrenin farklılaşmasını, yaşamasını, çoğalmasını, büyümesini ve organizmadaki birçok fizyolojik ve patolojik olaylarda görev alan protein yapıda bir büyüme faktörüdür. EGF, biyolojik etkilerini bir trans membran protein olan EGF reseptörü (EGFR) aracılığı ile göstermektedir. EGF, anti-enflamatuar, anti-apoptotik, nörotrofik ve nöroprotektif etkilere sahiptir. Epidermal büyüme faktörü (EGF) birçok memeli türünün değişik doku ve vücut sıvılarında bulunan, 53 aminoasitten oluşmuş bir polipeptitdir. Tek zincirden oluşur, molekül ağırlığı 6000 dir, bu polipeptit yapıda 1-20, 14-31 ve 32-53. Aminoasitler arasında disülfit bağları bulunmaktadır.  EGF ilk kez 1962 yılında farelerin tükürük bezlerinden izole edilmiştir. Yara iyileşmesini hızlandırmak için potansiyel olarak incelenen büyüme faktörlerinden biridir. En fazla mezodermal hücreler tarafından salgılanan EGF, kornea endotelial hücreler, fibroblastlar ve sinir sistemi destek dokusu hücreleri üzerinde mitojenik aktiviteye sahiptir.

EGF‘nün kanserle olan ilişkisi reseptör düzeyinde birçok tümör çeşidinde ve deney hayvanlarında incelenmiştir. EGF hücresel düzeyde etkisini gösterebilmek için reseptörüne bağlanarak hücre içi bazı olayların tetiklenmesini sağlar. Şuana kadar yapılan çalışmalara bakılarak EGF‘nün etkisini; Normal büyümeye olan etkisi, Neoplastik büyümedeki rolü, Yara iyileşmesindeki etkisi olarak 3 gruba ayırabiliriz. EGF günümüzde gençleşmek için kullanan ve deriden alınan Epidermal Büyüme Faktörünü yüze enjekte edilmesiyle yara iyileşmesinde yaptığı etkiyi yüzdeki kırışıklıklar üzerinde de yaptığı ve bu uygulama ile daha genç bir görünüme kavuşulduğu bilinmektedir.

Epidermal Büyüme Faktörü Reseptörünün Bulunduğu Yerler

  • Akciğer
  • Mide
  • Oniki parmak bağırsağı
  • Pankreas
  • Böbrek
  • Hipofiz bezi
  • Troid bezi
  • Meme bezi
  • Yumurtalık
  • Uterus
  • Plasenta
  • Korneada ve gliya hücrelerinde bulunmaktadır.
  • Trombositler, makrofajlar, monositler ve fibroblastlar da epidermal büyüme faktörü kaynağıdır.

Yara İyileşmesinde EGF’nin Kullanılması

Büyüme faktörleri, yaralanmayı takip eden ilk olaylarda ve sonradan gelişen matriks oluşumu değişikliklerinde etki eden ve böyle olayların gerilme direncini artıran yara iyileşmesi basamaklarında rol alan faktörlerdir. Diğer büyüme faktörlerinin yanında EGF‘nün de, geliştirilmiş çeşitli model sistemlerde yapılan basit lokal uygulamalar ile, iyileşme oranını artırdığı görülmüştür. Yapılan çalışmalarda yara sonucunda EGF’nün dermal, oküler ve gastrointestinal bölgedeki yaraların iyileşmesinde etkili olduğu ve yara iyileşme zamanını azalttığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda, EGF ve diğer büyüme faktörlerinin, iyileşmesi zor olan yaraların iyileşmesinde rutin olarak kullanılması amaçlanmaktadır.

Diyabetik Ayak ülserlerinde EGF’nin Kullanımı

Diyabet hastalarının %15-20’si hayatlarının bir döneminde ayak problemleriyle karşılaşmaktadır. Bu problemlerin çoğunu geç iyileşen ya da iyileşmeyen diyabetik ayak ülserleri oluşturmaktadır. Diyabetik ayak topikal tedavisinde: Kollajen, bal, fibroblast implantlarının yanı sıra büyüme faktörleri de etkinliği kanıtlanan tedaviler arasına girmiştir. Özellikle Trombosit kaynaklı büyüme faktörü (PDGF), Fibroblast büyüme faktörü (FGF), Transforme edici büyüme faktörü-β (TGFβ), Epidermal büyüme faktörü (EGF) bunlar arasında yer almaktadır.

EGF 2006 da diyabetik ayak ülseri lisansı almıştır. 2012’den beri Türkiye’de uygulanan yeni bir tedavi yöntemidir. Diyabetik ayak ülserlerinin %25’i uygun medikal tedaviye rağmen iyileşmemekte hatta ampütasyonla (kesilme) sonuçlanmaktadır. rhEGF diyabetik ayak yaralarında yeni kullanılmaya başlanan bir tedavi yöntemidir. İyileşmeyen diyabetik ayak ülserlerinde iyileşmeyi hızlandırdığı, ülser alanını küçülttüğü gösterilmiştir. Epidermal büyüme faktörü, reseptöre bağlanarak, hücre çoğalması ve hücrenin yaşamasında rol alan protein kinaz (MAPK), hücre dışı sinyalle düzenlenen kinaz (ERK) sinyalizasyon yolaklarını aktive etmektedir.

EGF’nin Nöroprotektif Etkileri

Merkezi sinir sistemi hücrelerinde EGF’nin nöroprotektif etki gösterdiği in vivo ve in vitro çalışmalar ile ortaya konulmuştur. Epidermal büyüme faktörünün, beyincik ve dopamin etkinliği nöron hücre kültürlerinde glutamat birikimi ile indüklenen nöronal ölümleri engellediği tespit edilmiştir. Hücre kültüründe EGF’nin, kültüre edilmiş nöronların canlılığını arttırdığı, nörit gelişimini kolaylaştırdığı, serbest radikal kaynaklı nöronal hasarı önlediği rapor edilmiştir. Beyin hasarı modellerinde EGF hasarlı bölgede nöron çoğalmayı artırdığı bildirilmiştir. Farelerde travmatik beyin hasarında intraventriküler (Beyin veya kardiyak ventriküller içinde) EGF uygulamasının hipokampal nöronal hücre kaybını azalttığı ve bilişsel fonksiyonları önemli düzeyde iyileştirdiği ve EGF’nin nörojenik etkisinden daha çok nöroprotektif etkisi olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca akut omurilik yaralanmalarında, EGF’nin potansiyel terapötik etkisi olduğu da bilinmektedir.

Kaynak ve İleri Okuma

  1. Banu Gürkan, Tülin Özbayrak, Canan Alatlı, Ayla Özveren, ‘’Epidermal Büyüme Faktörü Reseptörünün (EGFR) Ağız Boşluğunda Görülen Epidermoid Karsinom ve Odontojen Kist Epitelinde İmmunohistokimyasal Yöntemle Araştırılması’’  İÜDİşHek. Fak. Dergisi,1997:31:130-135
  2. Gül Fatma Yarım, Murat Yarım, Filiz Kazak, Emine İncilay Torunoğlu ‘’ Epidermal Büyüme Faktörünün Nöroprotektif Etkileri’’ 2017, Cilt 31, Sayı 2
  3. Gül Fatma Yarım, Filiz Kazak ‘’Epidermal Büyüme Faktörü’’ (2016) 9(3):215-225
  4. Yrd. Doç. Dr. Birhan Oktaş, Doç. Dr. Aydın Çifci, Prof. Dr. Şenay Arıkan Durmaz, Dr. Özkan Kurt, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kabalcı, Yrd. Doç. Dr. Vedat Şimşek ‘’Diyabetik Ayak Ülserlerinde rh epidermal Growth Faktör (EGF) kullanımı: Bir Merkezin Deneyimi’’ 2015-2016
  5. Ali Türkyılmaz Nevin Çelebi, Bilge Gönül ‘’Epidermal Büyüme Faktörü (EGF)’nün Yara iyileşmesindeki Rolü’’ 21, 61-69, 1996

Mervenur Yetim

Merhaba; ben Mervenur Yetim 1997 Şanlıurfa doğumluyum. Şuan Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Sürekli çalışan, kendini geliştiren ve daha çok şey öğrenmek için çabalayan, öğrenmeye açık ve çalışmayı çok seven biri olarak öğrendiklerimi herkesle paylaşmayı amaçlıyorum. [email protected] mail adresinden ulasabilir, merak etiginiz şeyleri sorabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı