Bilim Ve Tekno

Çocuklarda Utangaçlık/Sosyal Fobi

Çocuklarda Utangaçlık/Sosyal Fobi

Her çocuk tanımadığı ortama girdiğinde çekingen davranabilir. Bu normal karşılanan davranışlar arasındadır. Çünkü çocuk bir süre sonra girdiği yeni ortama alışacak ve oyunlara katılıp, çevresini keşfedecektir.

Farklı, yeni bir ortama girdiğinde sürekli  kaygılanan huysuzlanan  ve bunu devamlı tekrarlayan çocuklarda “sosyal fobi” denilen durum ortaya çıkar.

Sosyal fobi erken ve geç ergenlik dönemleri arasında 10-17 yaş arasında başladıgı ön görülse de erken çocukluk döneminde de karşılaşırız.

Utangaçlık/Sosyal Fobi de Karşılaşılan 4 Psikanalitik Yaklaşım Modeli

Savunma-Emniyet Modeli: Gilbert ve Traver tarafından geliştirilmiş temelde psikodinamik kavram ve bağlanma kuramına dayanır. Bağlanmanın alt yapısı yetişkin savunma emniyet sisteminin gelişimine modellik eder.2 tür ebeveyn tutumu önemlidir.

    1. Ebeveyn kendisine karşı hissettiği tehlikeyi çocuğuna yansıtması çocuğun savunma sisteminin zedelenmesine yol açar.
    2. Bebeğin uyku, beslenme, gibi fiziksel ihtiyaçlarını aşırı düzenleyici ve kontrol altına  alma tutumudur

Kognitif Model: Çocuk kendisini sürekli olarak olumsuz eleştirir ve kendisiyle ilgili görüşleri çevresindeki insanlarında öyle düşündüğünü sanır. Bu durumda da sosyal ortamlara girmekten çekinir.

Davranışçı Model: 3 yolla rahatsızlığın gelişeceğinden söz eder.

  1. Doğrudan Koşullanma; Çocuk yaşadığı travma sonrası sosyal korku kazanabilir.
  2. Gözlemsel Öğrenme; Çocuk gözlemlediği ürktüğü ya da korkutucu bir olay sonrasında sosyal korku kazanabilir.
  3. Bilgi aktarımı; Çocuk olayı ne yaşamıştır ne de gözlenmiştir ancak çevreden duyduğu olaylar sonrasında sosyal korku kazanması söz konusudur.

Sosyal Fobisi Olan Çocukların Davranışsal Tepkileri Nelerdir?

  • Yaşına uygun sosyal ilişkiler de ve sosyal çevreye daha az katılım gösterme.
  • Kendini yalıtmayı tercih etme. Örneğin göz teması kurmama, saklanma davranışı gösterme.
  • Yeni bir  sosyal ortama girdiğinde ya da bir olay yaşadığın da açık ve yoğun duygusal huzursuzluk yaşar.
  • Kalp atışında artış, gerilme, titreme, terleme gibi fizyolojik huzursuzluk belirtisi sergiler.
  • Yeni etkinliklere katılma ya da yeni ortamlara, insanlarla tanışma ve katılma da isteksizlik vardır.

Çevresi tarafından onaylanmama ve eleştirilmeye karşı daha fazla duyarlı olması ve bu durum da sıklıkla çekingenlik,kolay ağlama ile sonuçlanır.

Peki ne yapmalıyız?

  • Karşılıklı etkileşim içeren oyun davranışlarını ve yaşa uygun sosyal etkileşimin sıklığını ve suresini arttırmak.
  • Yetişkin ve yaşıtlarıyla iletişimi arttıracak sosyal becerileri kazandırmak.
  • Kendini yalıtmayı önlemek ve göz teması kurmaya çalışmak.
  • Yoğun duygusal tepkileri yeni ortamlara sosyal performanslara karşı verilecek olumlu davranışlarla değiştirmek.
  • Yeni sosyal etkinliklere yada iletişimlere isteyerek katılması için pozitif etkileşimlerle arttırmak.

Kaynak ve İleri Okuma:

  • Erken Çocukluk Ve Eğitiminde Müdahale Tedavi Planlayıcı- Julie A. Wınkelstern anda Arthure E. Jongsma- Eğiten Kitap Yayınlari.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ