BilimGenelMakalelerSağlık

Böbrek Hastalıklarında Beslenme

Böbrekler; vücudun filtre sistemidir . Vücut için gerekli olan sıvıyı ve maddeleri tutarlar, vücuttaki tuz ve su dengesini ve kandaki çeşitli minerallerin sabit bir düzeyde tutulmasını sağlarlar. En önemli görevi ise idrar ile atık ve zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını ve vücuda gerekli olan maddelerin kana dönmesini sağlamalarıdır.

Farklı nedenlerle böbrek fonksiyonlarının bozulması sonucu kanda üre, kreatin ve potasyum gibi maddeler yükselir ve kandaki elektrolit dengesi bozulur. Böbrek hastalarının beslenmeleri biyokimsayal laboratuar sonuçları, böbrek hastalığının çeşidi, hastanın diğer hastalıkları, yaş, boy, ağırlık, gibi bir çok etken değerlendirilerek diyetisyen tarafından hazırlanır.

Böbrek hastalıkları;

  • Glomerüler hastalıklar
  • Böbrek yetmezliği
  • Böbrek taşları

Böbrek Hastalıklarının Tanı Göstergeleri;

Böbrek hastalıklarında aşağıdaki belirtiler ortaya çıkmaktadır;

  • Ağrı: Kaburga ve bel bölgesindeki ağrılar
  • Oligüri: Günlük idrar miktarının 400-500 cc’den az olması
  • Anüri: Günlük idrar miktarının 50 cc’den az olması veya hiç olmaması
  • Poliüri: Günlük idrar miktarının 2 litreden fazla olması
  • Noktüri: Geceleri sık idrara çıkma durumu
  • Dizüri: Ağrılı idrara çıkma
  • Hematüri: İdrarda kan olması durumu.
  • Proteinüri: İdrarda protein olması durumu.

Hipertansiyon, şiddetli anemi, nefes darlığı, kaşıntı ve sinir sisteminde bozukluklar diğer belirtiler arasındadır.

Beslenme tedavisindeki önemli unsurlar:

Gerekli miktarda enerji ve protein alınmalı,

Uygun vücut ağırlığının korunması ve /veya sağlanması,

Diyetteki diğer besin öğelerinin yeterli miktarlarda alınması;

  • Sodyum
  • Fosfor
  • Potasyum
  • Sıvı
  • Vitamin ve mineraller

Enerji:

Vücutta doku ve organların sağlıklı çalışması için yeterli enerji alımı önemlidir. Alınan enerji ile vücut ağırlığının korunması, ideal kiloya ulaşılması ve proteinlerin kas ve doku yapımı için kullanılmasını sağlar. Gerekli enerji alınmadığı takdirde vücut kendi yapısındaki proteinlerini kullanır sonuç olarak zayıflama, halsizlik, malnütrisyon ve kan proteinlerinde azalma görülür.

Proteinler:

Diyetle alınan protein savunma sistemi, kas ve doku yapımı ve için gereklidir. Protein miktarı kan değerlerine göre ayarlanmalı ve böbrek fonksiyonlarına göre de kısıtlanabilir. Gereksinimden fazla alınan protein kanda üre, ürik asit, kreatinin gibi atık maddelerin birikmesine neden olur. Buna bağlı olarak iştahsızlık, bulantı , kusma , ağızda kötü koku gibi belirtiler ortaya çıkar.

Sodyum:

Böbrek yetmezliğinde vücutta sodyum birikerek hipertansiyona, su tutulumuna ve kalp yetmezliğine yol açar. Bu sebeple diyetle sodyum alımının sınırlandırılması gerekebilir. En önemli sodyum kaynağı sofra tuzudur.

Sodyum içeriği yüksek besinler;

Zeytin, turşu, salamura besinler, konserveler , sucuk, salam, sosis, pastırma gibi işlenmiş et ürünleri , krakerler

Potasyum:

Kas ve kalp çalışmasında önemli ve aşırı yükselmesi ve düşmesi tehlikelidir. Bu yüzden kandaki potasyum düzeyine dikkat edilmeli ve potasyumdan yüksek besinlerden uzak durulmalıdır.

Potasyum içeriği yüksek besinler;

Kuru yemişler , kuru baklagiller, kurutulmuş meyve ve sebzeler , patates, havuç, mantar , ıspanak, maydanoz gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler ,tahin-pekmez, muz, kavun

Fosfor:

Böbrekler kandaki fosforu ayarlayamaz ve yüksek fosfor düzeyi, kemiklerden kalsiyum kaybına, kemik kırıklarına, kas güçsüzlüğü ve eklem ağrılarına neden olabilir. En iyi fosfor kaynakları proteinden zengin besinlerdir ve fosfordan yüksek besinlerden uzak durulmalıdır.

Fosfor içeriği yüksek besinler;

Süt, yoğurt, peynir, dondurma gibi süt ürünleri , kuru baklagiller ,yağlı tohumlar,et, balık, sakatatlar

Vitamin ve mineraller:

Diyetin sınırlandırılması sonucu vitamin ve mineraller yetersiz alınabilir. Böbrek hastalarında D vitamininin etkin formu yeterince yapılamaması sonucu kemik zayıflığı, kemik ağrılar ve kırıklar  görülebilir. Bu durumdaki hastalara D vitamini ilaçları verilebilir.

Sıvı:

Sıvı alımı; su, ıhlamur, meşrubat, çorba, süt vb. tüm sıvıları kapsamaktadır ve sıvı hesabına dahil edilmelidir  Alınan fazla sıvının vücutta tutulması sonucunda ödem, nefes darlığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi sorunlar gelişebilir. Böyle hastalarda bir önceki idrar çıkışına göre sıvı alımları ayarlanmalıdır.

SIVI (mL/gün) = 1 GÜN ÖNCEKİ İDRAR MİKTARI (mL)+500

Böbrek hastalıkları beslenme planında yasak olan yiyecekler ve sağlıklı beslenme önerileri;

Sebze ve kuru baklagil yemeklerinin haşlama suları döküldükten sonra pişirilmesi, diyetle alınan potasyum ve fosfor mineralinin düşürülmesi açısından önemlidir.

Kızartma yerine haşlama tercih edilmelidir.

Böbrek fonksiyonlarına göre diyetle alınan protein kısıtlanabilir. Kaliteli protein kaynağı olan yumurta tüketilebilir.

Küçük bardaklarda sıvı tüketimi ve kontrollünün sağlanması için tercih edilebilir. Sıvı olarak su seçilmeli, özellikle kola türü içecekler böbrekler için zararlıdır. Böbreklerden tuzların ve kalsiyumun atılmasını sağlayarak taş oluşmasını engeller .

Tuzsuz ekmek ve tahıl çeşitleri tercih edilmelidir. Sofrada tuz kullanma alışkanlığından vazgeçilmelidir.

Sodyum içeriği yüksek olan salam, sosis, sucuk, pastırma, zeytin, dondurulmuş besinler, konserveler ve salamuralar tüketilmemelidir. Tuzlu yiyecekler tansiyon yükselmesine yol açar. Yüksek tansiyon böbrekler için zararlıdır.

Ne kadar tuz tüketilmesi gerektiği uzman hekim ve diyetisyen tarafından değerlendirilmeli, hekim/diyetisyene danışmadan diyette tuz kullanılmamalıdır.

Potasyum içeriği yüksek olan kuru yemiş, kuru baklagil, kurutulmuş meyve ve sebzeler, patates, mantar, havuç, kayısı, kavun, muz, hurma, ıspanak, maydanoz gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerin tüketimine dikkat edilmesi gerekir.

Fosfor içeriği yüksek süt ve süt ürünleri; et, balık ve sakatat; kuru baklagil; ceviz ve fındık gibi yağılı tohumların tüketim miktarına dikkat edilmelidir. Kırmızı et ve yağlı yiyeceklerden uzak durulması damar sertliğini önleyerek böbrekleri korur.

Kan kolesterol düzeyinin yüksek olması böbrek hasarını hızlandırdığı için yağ türü olarak; zeytin yağı, fındık yağı, ayçiçeği/ mısır özü /soya gibi sıvı yağlar tercih edilmeli.

Vücut için gerekli ölçüde taze sebze, meyve ve lifli yiyecekler tüketilmesi yararlıdır.

Düzenli spor yapılmalıdır.

Etiketler

Soru Cevap banner

Öznur Bilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunuyum. Aydın'da yaşıyorum ve yaptığım aktivitelerden dolayı sürekli İzmir'de bulunuyorum. Yetişkin hastalıkları ,nefroloji ve onkoloji alanlarına ilgim var. Beslenme ve diyetetik alanında araştırmalar yapmayı, aldığım eğitim ve katıldığım seminerler ve kongreler doğrultusunda öğrendiklerimi doğru ve etkin şekilde paylaşmayı seviyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı