Bilim Ve Tekno

Bilim adamları: “Dünya altıncı kitlesel yok oluşa doğru ilerliyor.”

Bilim adamları: “Dünya altıncı kitlesel yok oluşa doğru ilerliyor.”

Dünya biyolojik olarak büyük bir canlı türü yok oluşuna çok yakın. Bilim adamları, yapılan araştırmaların son birkaç on yılda milyarlarca hayvanın yok olduğunu işaret etmesiyle “biyolojik yok oluş”u tartışıyorlar.Araştırmalar son zamanlarda vahşi yaşamın yok edilmesi ile dünyanın altıncı yok kitlesel yok oluşunun yaklaştığını ve en şiddetlisinin olduğunu belirtiyor. Araştırmacılar türleri analiz ederek milyarları bulan hayvan popülasyonunun yok olduğunu saptadı. Bilim adamları, yapılan araştırmaların doğal hayatın bir biyolojik yok oluşla karşı karşıya kalmasının insan uygarlığının temellerine büyük bir darbe vuracağına işaret ediyorlar.

Araştırmalar 27.000 omurgalı kara türünün %37,5’nun nüfusunun geride kalan 30 yıl içinde ciddi bir düşüş yaşadığını ortaya koyuyor. Hayvanlar insanın doğaya verdiği zararlar yüzünden 1970’lerden beri yavaş yavaş yok oluyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı ve Londra Zooloji Topluluğunun yayınladığı rapora göre Kaplanlar, Dağ gorilleri ve Afrika filleri büyük tehditle karşı karşıya olan türler. 1970-2012 yılları arasında bu türlere ait hayvanların sayısında %57’lik bir düşüş yaşandı ve her sene %2 artarak devam ediyor. Bir kaç yıl içinde omurgalı hayvan türü sayısında %67’lik bir azalma görülebilir. Tatlı su türlerinin düşüşü ise %81’e kadar yükseldi ve gerçekten ciddi bir durumda.

Açık sarı kısımlar geçmişteki aslan dağılımını, turuncu kısımlar ise şimdiki yaygınlığı gösteriyor.

Yani türler çok hızlı yok oluyor. Bunun sorumlusu hızla çoğalan insan nüfusu kişi başına düşen çok yüksek tüketim oranları ve ekonomik eşitsizlik dolayısıyla değişen veya yok edilmekte olan doğal yaşam alanları. Doğaya yaptığımız bütün etkilerin arasında şunlar ön plana çıkıyor;

  • Tarım yapılabilmesi için, yerleşik hayat için, arazilerin açılması ve ağaçların düzensiz kesilmesi
  • İklimlerin değişmesi ve karbon salımlarının okyanusları kötü etkilemesi
  • İşgalci türlerin ait olmadıkları popülasyona taşınması
  • Zehirli toksik maddelerin kullanımının artması

Tabi ki türler yok olduğu sürece ekosistem dengeleri de bozuluyor. Hiç mi iyi haber yok diyeceksiniz. Çok nadir olsa da evet var. Örneğin, Afrika’da yaşayan hayvan topluluklarının artış göstermiş olması. Bu büyük kitlesel yok oluşu engellemek için halen çok geç olmasa da, biyo çeşitliliğin önümüzdeki 20 yıl içerisinde daha da büyük darbeler alacağı öngörülüyor.“Harekete geçmek için zamanımız kısıtlı.” diyen Stanford Üniversitesi’nden Profesör Paul Ehrlich doğal hayatın çeşitliliği koruyan yasalara ihtiyacı olduğunu söylüyor.Duke Üniversitesi’nden Profesör Stuart Pimm ise altıncı kitlesel yok oluşun eşiğinde olduğumuzu belirterek, “Dünya’nın büyük kayıplar yaşayan bölgeleri olsa da kayda değer gelişmelerin olduğu bölgeler de var.” diyerek, Güney Afrika’da koruma altına alınan aslan nüfusunu örnek gösterdi .Bunun için tüm dünyanın vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerekiyor.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ